MENÜ
KATEGORİLERİM
SON YORUMLAR
SON YAZILARIM

Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı

<- :: Sonraki Sayfa ->

11/5/2007

Yağmur birazda toprak kokusu daha ne olsun

Yağmur birazda toprak kokusu daha ne olsun .. Yanında demlİ bİr Çay ... Ve bİr dal sİgara .. uzatıp elİmİ yıldızlara onlarla el elle tutuşup arkadaş olmak ... ehhh daha ne olsun .. Bundan güzel daha ne olsun biraz yağmur biraz toprak kokusu birazda sen ....

Çıkıp gelsen bir gökkuşağı gibi izlesem seni hayran hayran...
O güzel yedi rengini sersem gözlerimin önüne
Aşk denilen kapıyı aralasan girsen gönül yuvama sarılsam sana doya doya,kana kana içsem o güzel renklerınden.....
Sonra alsam başımı gitsem seninle uzaklara hemde hiç dönülmeyen yollara gittiğim her yol sana çıksa .....
Ve yine dönüşlerim sana olsa ......
Gökkuşağı yüreğimden yüreğine köprü olsa renkler sana anlatsa tutkumu sevgimi şefkatimi.....

Ve aşkımı yedi rengi katsa sevdama ....
Eşlik etse benimle geçmiş tüm sevdalara.....
Hatırlat seni bana yağan bir yağmur tanesinde ve yine dönüşlerimi sana getirse tüm yollarımı sana çıkarsa....
Sen toprak olsan ben yağmur sana her düşüşümde yedi verenleri sunsan bana içindeki tüm sevgiyi çiçeklerle döksen ve toprak kokusu birazda sen
ve biraz da gökkuşağının rengi yanında demli bır şey ve yüreğim de
sen......

Yağmur her düşüşünde busemdir sana..
Ve toprak kokusu aşkındır bana.....
Ve o toprağın bağrından yetişen gül aşkımın ilanıdır sana sevdamın çiçeğidir sana o ..
Tıpkı yedi veren gökkuşağının renkleri gibi arada beyaza bürüsem seni bana Kardelen sunsan zoruma inat sevdanı göstersen kardelen gıbı karların ıcınde acsan ... tum zorluklara rağmen bana gelsen....
Kollarıma alsam seni yureğmin üstüne koysam başını ve doya doya bassam seni göğsüme....

İki damla göz yaşımı akıtsam saçlarına saçların dokunmaya öpmeye kıyamadığım..
Yağmur birazda toprak kokusu daha ne olsun...:
değmesin rüzgar..
Yağmur birazda toprak kokusu daha ne olsun...:
Değmesin teline ..yakmasın yüreğimi

Senin saçını savuran her ruzgar benim içimde ki aşkımı savuruyor san ki ve akıyor göz yaşlarım....
Sanki uzaklaşıyorsun benden o ruzgar da rüzgar aşkımı sana iletse..
Hoyrat olmasa savurmasa sadece sana ulaştırsa senin kokunuda bana..
Şükretsem mevlama getirdi diye kokunu bana ruzgar ve o ruzgarla sana selamlar söylesem ..
İkı damla yaşımı akıtıp içine sana geri yollasam alıp saklasan gönlünün üstüne rüzgar bayram sevinci veriyor gönlüme senin kokun geliyor diye
yağmur iletiyor sana gözyaşımı sevdamı köprü yapıyor sonra yüreğine
ama koknu sal yine salki özlemim bir nebze dinsin salki gönlüm sevdana azda olsa dinsin hasrettinle yanan gönlüm şifasını bulsun ... senın için ağlayan gözlerim kokunla dinsin ...

Salki yeni den içime yaşama sevinci gelsin
Gitsin hüzün bulutlarım ... karamsarlığım dağılsın sevgini yerleştirsin gönlüme ve köprüleri kaldırmasın aradan ...
Uzaklaştırmasın seni benden yarında yağmur olup yağacağım sana sığınacağım toprağım..
Ve ruzgar olacağım saçlarına......
Ve gökkuşağı olacağım yüreğine kırmızı tutkumu anlatacak
pembem mutluluğumu.....
Ve sana en güzel renklerle geleceğim ...
Dilimde dualarla sana selamlar ileteceğim ...
Toprağında açacağım yüreğinde hayat bulacağım...

Kırmızı tutkumu pembe mutluluğumu ve beyaz da sana olan sevgimin saflığını anlatacak ..
Ve ben yıne bır gökkuşağında yağmur yağarken damla damla toprağına düşüp yeni den açacağım....
Keşke sadece yağmur olup düşmesem yüreğine
Keşke toprak kokusunda doymasam sana
Ama biliyorum toprak beni sana kavuşturacak
Ve biliyorum ki seninle yeni den açacağım
Dua dua olup dolanacağım diline ...
Rüzgar anlat sevdamı ona..

Belki yağmur geç düşer bilsin sevdamı..bilsin banada iletsin seninle
gelen kokusunu.....

29/4/2007

Sevginin Gücü

 
Sevginin Gücü 
 
Sevgi asıl söylemedende anlaşılabilendir. İnsanın derinlerinden gelen bir sestir. Sevgi erdemdir,  kutsaldır. Eğer gerçekten seviyorsa biri ve bu eylemde haklı buluyorsa kendini, sevmenin elbet bir bedeli, çilesi de olacaktır. Seven insan haklı olarak sevgisini bir madalya gibi göğsünde taşımanın gururunu da yaşayacaktır.
 
Sevgi benim  için önleyemiyeceğim ve her gün biraz daha büyüyen bir tutkudur.  Bana göre doğanın gerçek,  kökü hiç bir zaman sökülüp atılamıyacak tek yasasıdır. Bütün yaratıcılıklarda aşk vardır.  Her şeye rağmen nasıl ki, insan umutsuz yaşayamıyorsa ve yüreğinde bir umut taşıma zorunluluğu duyuyorsa. Bence insan sevgisizde yaşayamaz, sevgiyi de yüreğinde taşımak zorundadır. 
 
Sevgidir insanı insan kılan, ululuyan, insanı insanlığı da mutlu, onurlu, erdemli kılan.  İnsan sevmeden yaşayabilir mi? doğayı, toprağı, suyu, havayı en önemlisi de insanı sevmeden nasıl yaşar..İnsanla beraber sevgi de var olmadı mı yeryüzünde?  Bu anlamda sevgi ve sevginin kökeni en az insanınki kadar eski değil midir?.
 
 İnsanoğlunun sahip olduğu sevgi duygusu bütün zenginliklerin üstündedir. İnsanın, insan olduğunun doğal bir tezahürüdür. Sevginin olmadığı yerde iyi ve güzel olan hiç bir şey yaşayamaz...  Onun içindir ki, zamanın içinde ne geçmişi silik bir ayna gibi durmalıyız, ne de duygularımızı yüzeyselliğin gergefine kurban etmeliyiz. Bu nedenledirki, sevgiyi yüzeysel ucuz değerler kavramıyla sınırlayamayız.  Sevgi duygusu bütün zamanların derinliğini içinde barındıran, insanın iç değerlerinin derinliğiyle ilintilidir. 
 
Diğer anlamda bilgi yada alışkanlıklar, sonradan edinilmiş tarihsel bir arka plana sahip olabilirler. Ne kadar da yeni olurlarsa olsunlar, bizden önce yaşamış olanlar üzerinden geçerek bize ulaşan bir yanı vardır elbette.
 
 Bütün bilgiler alışkanlıklar davranışlar kolektiftir. herkese ait bir yanı vardır. Bilgi, duygu ancak harcadığımız zaman sahip olabileceğimiz şeydir. Bu sadece onu söylemekle değil, onu aynı zamanda eylemsel  olarak da gerçekleştirebildiğimiz zaman anlam kazanır. Kendimize sakladığımız bilginin, duygunun kime ne faydası olabilir. Bir insan sevgisini, saygısını davranışlarıylada karşı tarafa yansıtırsa ancak bu o zaman gerçeklilik kazanır. İşte bu zihince düşündüğünü pratikte yapma eylemidir.
 
Tabi ki, her düşündüğümüzü söylemek ve söylediğimizi yapmak çok kolay da değil. Ama bizim sevgi dediğimiz budur. Eğer insanın evrensel ve insani boyutu olan sevgi, saygı yaşamla insan davranışında bir yeri yoksa bir aldatmacadır. Sadece dilde kalır. eylemde gerçekleşemez.  Bu demektir ki, biz birey yada toplum olarak eğer sevginin düşüncesini, sözü ve eylemini bir arada gerçekleştiremezsek, toplum yada birey olarak sevgi, saygı, hoşgörüde  fazla ileri gitme şansımız yoktur.
 
Sevginin gücü olmadan  hayat yolunda yolumuzu bulabilir miyiz?
Aklımızı başımızda  alsa da sevgi aynı zamanda yol gösterir ve de korur bizi.
Sevgi, sevdiğimiz kimselerden uzak kaldığımızda büyülü bir çığ gibi önümüzdeki yolu dümdüz eder;   Kuralları, engelleri, uzakları, ayrılıkları dümdüz edip çıkmazlara, çilelere, korkulara, kuşkulara sabırla ve inatla dayanmamızı sağlar.
 
 O sevgi ki, gücü olmadan dizimizde derman, halimizde aman kalmaz..  O sevginin gücü olmadan sıkıntı denizlerinde rüzgarsız kalmış tekneler gibi oluruz denizlerin ortasında...
alıntı

20/4/2007

Öylesine Sevin ki; Ölüme Dahi Gülümseyin

Bazen gülebilmeliyiz acılara, hatta ölüme bile gülebilmeliyiz. Çünkü hayatı biz kahrediyoruz kendi boğucu düşüncelerimizle...

Halbuki; hayat ne kadar güzel her şeye rağmen. Çevirin başınızı bir bakın dünyaya, daldaki kuşa böceğe çiçeğe…

Ne kadar güzeller değil mi? Nasılda cıvıldaşıyorlar sevgiyle; hele o çiçeklerin açışına bir dikkat edin ne olur! Nasılda katmer katmer açıyorlar renk renk demet demet ve buram buram kokuyorlar. Hissedin kokularını bir çekin içinize doyasıya.

Nasıl mutlu olmaz ki insan böyle etrafımızda güzellikler varken. Bırakın hayatın sıkıntılarını koyuverin gitsin. Biz sıkılmak için değil, ağlamak için değil kendimizi yıpratmak içinde gelmedik ki dünyaya.

Ne olur çevirin gözünüzü bir bakın etrafınıza mutlaka göreceksiniz bir güzellik, bir tazelik, bir neşe kaynağı ve lütfen hemen şimdi haykırın içinizdeki sevgiyi. Siz sakladıkça sevginizi kimse göremez içinizdeki mücevherleri. Gerekiyorsa avazınız çıktığınca bağırın, yeter ki duysun insanlar sevginizi. Siz paylaşırsanız muhabbetiniz artar, dostluklarınız daha da büyür hızla. Gizlerseniz o sevginizin katili olursunuz hayâsızca. ”Sevgimi söylemezsem bu sevgi beni boğar” diyen Yunus gibi sevgimiz bizi boğmadan haykıralım içimizdekileri. İnsanlar sevgilerini söylemedikleri için ölüyorlar, öldürüyorlar. Hala görmüyor muyuz bu dehşet dolu tablonun yarattıklarını? İnsanlar tek tek ölüyor sevgisizlikten. Bombasız ölüm bu oluyor ve alıyor her masum canı zamansızca. Bizim göremediğimiz bir şiddetle patlıyor içimizde, yüreklerimizde.

O sevgileri gizli bombalara çevirmeyin. Lütfen cimri olmayalım sevgimizi sunarken. Kalpler Rahmanın evidir ne olur kırmayalım. Hiçbir kalp üzülmeyi ve sevgiden mahrum kalmayı hak etmiyor. Temiz, yumuşak bir sesle seslenelim birbirimize. Kalbinin tüm kapılarını böyle bir sese açmak için can atıyor insanlar. Sevgisiz kalan bir kalp emin olunki bütün karanlıklardan daha beter. Unutmayalım ki; bu kâinatı sarıp sarmalayan biri var onun sevgisi var. Sevgiyle yaratılan bizler neden sevgimizi esirgiyoruz birbirimizden?

Sevilmek için değil sevmek için gayret gösterelim. Her birimizi zaten seven yüceler yücesi var o hep bizim yanımızda. Onun sevgisi olmasa doğar mı sanıyorsunuz şu gökteki güneş, parıldar mı o güzelim yıldızlar(?) Kâinatın hamurunda demek ki sevgi var bizde seveceğiz. Üzmeyelim birbirimizi, gelin el ele sevgiyle dostlukla birleşsin kalplerimiz.

 

Yüzünüzden gülücükler, yüreklerinizden sevgi eksilmesin...

Sevgi ve muhabbetle kalınız.

Hamiyet Akan

12/4/2007

Kelebek

 

 

 

KELEBEK

İyi kalpli yalnız bir adam birgün bir koza bulur. Kozanın içinde küçük bir tırtıl vardır. Adam çok sever bu tırtılı. Onunla tüm yalnızlığını, tüm sevgisini paylaşır. Gel zaman git zaman tırtıl büyür, güzel bir kelebek olur. Adam kelebeğine hayran, bırakamaz onu bir türlü. Aslında kelebeğin aklında dağlar, kırlar, çiçekler vardır da kıyamaz bir türlü adama ve sevgisine, yalnız bırakamaz onu. Üç günlük ömrünü sevildiği ve sevdiği yerde geçirmeye hazırdır.
Ama adam bilir ki "Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir." Kelebeğine son kez bakar ve onu salıverir özgürlüğüne, kırlarına, çiçeklerine doğru...

Kelebek mutlu olmasına mutludur ama hiçbir meltem, hiçbir çiçek yaprağı adamın avucunun sıcaklığını andırmaz. Aklında adam, o çiçek senin bu çiçek benim dolaşır saatlerce...
Adam bir kelebeğe sevdalı, bakıp durur boşluğa. Kelebekse hâlâ konacak sıcak bir avuç aramakta! Böylece kelebek şunu anlar;
"Bazen ait olduğumuz yer orasıdır; sıcak bir avuçtur biliriz. Ama o yerin bize ait olma ihtimali bir hiçtir."
Böylece adam şunu anlar:

"Hiçbir sevdayı yalnızca sevgiyle yaşatamazsınız."
O günden sonra kelebek, adama duyduğu özlemi gömecek bir dağ aramaya başlar. Ama gücü tükenene dek arayıp da bulamayınca anlar ki
"Hiçbir dağ bir özlemi gömebileceğimiz kadar büyük değildir."
Adamsa artık sevdasını koyar avuçlarına kelebeğinin yerine.

 

 

10/4/2007

Kırmızı Gülün Hikayesi

 


 
Kırmızı Gülün Hikayesi

 

Kırmızı gülün hikayesi bilinir mi
Bilmem.
Ama ben yine de hatırlatayım
Seneler öncesini.
Dünyada aşkın, mutluluğun
Umudun ve beyaz gülün olduğu günleri.
Tabii bunlarla anlaşamayan gururu da
Unutmamak lazım.
Bu beş arkadaşın sevinçle
Saklambaç oynadıkları günlerdi.
Tabii ebe çoktan belliydi: Gurur.
Mutluluğu çabucak bulan gurur
Aşkı aramaya başladı
Aradı ama bulamadı.
Düşündü, düşündü
Aşkın saklanabileceği tek yerin
Beyaz güllerin kucağı olduğunu
Çabucak kavradı sonra.
Bir çöple beyaz güllerin arasına daldı
Çoşkuyla
Bir çığlık, bir feryat koptu
Yürekleri acılar kapladı.
Bir gülün arkasından
Gözlerine çöp batmış aşk çıktı
Ağlayarak, kanayarak...
Aşkın kanıyla ıslanan beyaz güller ise
Kırmızıya dönmüştü.
Ve aşkın görmeyen gözlerine
Işık olmuşlardı, uğruna ölmüşlerdi...
Aşk nereye giderse kırmızı gül oradaydı
Sevgisini göstermek için.
Sevgisini paylaşmak
Elinden tutmak
Ona sımsıkı sarılmak için.
Hep bir parçasının eksik kaldığı
Hayata karşı birlikte
Gögüs germek için.
Kırmızı gül hep aşkın yanındadır
Aşk da hep kırmızı gülün içinde saklıdır.
O yüzdendir ki aşık bir erkek
Sevdiğine hep kırmızı bir gül alır
O yüzdendir ki aşık bir kız da
O gülü sevgiyle kabul eder.
Neden diye sormaz hiç, neden mi?
Neden aranır mı hiç
Kırmızı gülü sevmek için
Uğrunda ölmek için..
 

Mehmet Şahin Mutlu

ARKADAŞLARIM
SAAT
RADYO DİNLE

FLASH ŞİİR

Webmasterim.Com

<- :: Sonraki Sayfa ->